 |
Milliyet - 3 Aralık 1997
Müzik piyasasına iddiasız bir alternatif
Müzik ilgilileri için Gökalp Baykal hiç de yabancı bir isim değil. Yaptığı müzikle değil de, Stüdyo İmge'ye yazdığı yazılar ve "Bir Şarkı Irmağı" ve "Sonsuza Dek Genç" adlı kitaplarından tanıyor çoğu müziksever onu belki. Ama çok uzun zamandır müzik de yapıyor Gökalp Baykal. Hem de piyasa müziğine pabuç bırakmayacak cinsten!...
Şimdi "Ağustos 1996" adlı albümü vitrinleri süslüyor diyebilmek isterdim ama işin aslı bu değil. Sulandırılmış pop felsefeli rock'ın "yaşasın rock" şeklinde patlatıldığı müzik piyasasına, salt rock'n roll'un nasıl olacağını gösteren iyi bir örnek "Ağustos 1996". Müzikal anlamda hiçbir yenilik yok belki ama kendi halinde, temiz bir müzik. Sıradan, sakin...
1996 Ağustosunda, arkadaşı Sabih Cangil'in evinde, sekiz kanallı bir kasetli teyp kullanarak kaydetmiş parçalarını Gökalp Baykal. Sonra donanımlı bir stüdyoda yeniden kaydetmekmiş düşünce ama olmamış. Kod Müzik etiketiyle yayımlanan "Ağustos 1996", işte bu ev kayıtlarından oluşuyor. Gitarları Gökalp Baykal çalıyor, vokallerde Baykal'ın yanı sıra Kayhan Yavuz da var. Diğer tüm enstrümanlar Sabih Cangil'in Synthesizer ve bilgisayarının üstün yetenekleriyle ses bulmuş. Ben her zaman enstrümanların doğal sesini tercih ederim ama davulun tekdüzeliği dışında çok fazla batmadı bu yapaylık "Ağustos 1996"da. Sanırım gitar ve vokal yeterince gerçek olduğu için...
Bir gerçek ses de son parça "Vasiyet"te karşımıza çıkan, Baykal'ın çaldığı mızıka. Parça bir an Bob Dylan'ı çağrıştırıyor ama sözler girince Baykal oluyor yine. Albümde böyle çağrışımlı çok parça var. Baykal hoşlandığı tüm sound'ları kullanmış. İki ayrı versiyonu bulunan "Derdim Hiç Kimseyle" en dikkat çeken çalışma(lar). Tüm sözler Baykal'a ait, yaşamın içinden ve sıcak.
Kısacası piyasaya iddiasız bir alternatif Gökalp Baykal'ın müziği.
Raife Polat |